‘Kendine Ait Bir Oda’dan Erkek Egemen Dünyaya Meydan Okuyan Virginia Woolf’tan 12 Alıntı

‘Kendine Ait Bir Oda’dan Erkek Egemen Dünyaya Meydan Okuyan Virginia Woolf’tan 12 Alıntı

Virginia Woolf feminist literatürde önemli yeri olan ve bugün feminist alıştırma yapanların düşünsel kaynak olarak eserlerinden faydalandığı önde gelen yazarlardan bir tanesidir. Feminizmle ilgili görüşlerini öğrenmek için genelde Virginia Woolf ’un ‘Kendine Ait Bir Oda ’sına bakılır. Burada akan bir dille, iyi yazar olabilmeleri için kadınların kendilerine ait bir odalarının olmaları gerektiğini savunur ve kadın özgürlüğü için en temel çözüm noktasının idareli özgürlükten geçtiğini vurgular. Virginia Woolf’un ‘Kendine Ait Bir Oda’ adlı romanından alıntılarla derlediğimiz galerimizin, henüz bu mucizevi yazarla tanışmamış olanlar için bir bahane yaratmasını umuyoruz.

Erkeklerin kadınlara bıkıp usanmadan tekrarladıkları ‘ezeli ’ ve de ‘ezici ’ bir soru vardır: “Bizler kadar düşünme yeteneğiniz olduğunu ileri sürüyorsunuz. Madem öyle, neden Shakespeare gibi bir deha çıkaramadınız?” 

İşte Virginia Woolf bu ‘yakıcı ’ soruya, tarihsel ilişkilerin kökenine inip kütüphane raflarında şöyle bir gezindikten ve de kısa bir kadın edebiyatı tarihçesi çıkardıktan sonra esaslı bir cevap getiriyor. Ve şöyle sesleniyor kadınlara: “Para kazanın, kendinize ait ayrı bir oda ve anlamsız zaman yaratın. Ve yazın, erkekler ne der diye paldır küldür yazın!

Virginia Woolf’u 134. doğum gününde saygıyla anıyoruz…

Kaynak: http://www.kafkaokur.com/2013/04/kendine…

1. Erkekler egemen kültürün, kadına görüntü açısını şöyle özetler:

“Bütün bu yüzyıllar baştan başa kadınlar, erkeği olduğundan iki kat büyük bildiren bir ayna görevi gördüler. Uygar toplumlarda hangi işe yararlarsa yarasınlar, bütün şiddet veya mertlik eylemlerinde aynalar gereklidir. İşte bu yüzden Napoleon da Mussolini de kadınların erkeklerden altında olduğunda bu değin ısrarcıdırlar, eğer onlar aşağı olmasalardı kendileri büyüyemezlerdi. Bu da başlıca kadınların erkeklere zorunlu olduğunu kısmen de olsa açıklamaya yarıyor.”

2. Aynayı parçalamanın yolu, kadının kendini açıklama etmeye başlamasıdır.

“Kadınlar gerçeği söylemeye başlarsa erkeğin aynadaki görüntüsü küçülmeye başlar; yaşam karşısındaki uyumsuzluğu yok olur. Aynadaki manzara son derece önemlidir, çünkü canlılığı pekiştirir. Bunu elinden aldığımızda erkek, kokaini elinden alınan bir uyuşturucu bağımlısı gibi ölüp gidebilir.”

3. Kadınların edebiyat dünyasındaki yerini ise şu şekilde özetliyor:

“Hayal edildiğinde fazla kayda değer, pratik olarak ise tamamen önemsiz.”

4. Kadınlar Erkeklere Benzememeli!

“Kadınlar erkekler gibi yazıp erkeklere benzerlerse, çok yazık olur; çünkü dünyanın büyüklüğü ve çeşitliliği göz önüne alındığında, iki cins bile yetersiz kalırken, sadece bir her birine ile nasıl idare ederiz? Eğitim, benzerlikler yerine farklılıkları ortaya çıkarıp güçlendirmemeli midir?”

5. İffete dair:

“Iffet bir takım toplumların meçhul nedenlerle uydurduğu bir fetiş olsa bile bir kadının öyle olması istenirdi.”

6. Kadının varlığına katlanamayan zihniyet; muhakkak onun yazmasına, okumasına, düşünmesine de karşıdır..

Yazmak, okumak, dikkate almak, araştırmak
Güzelliğimizi gölgeler, zamanımızı tüketir
Olgunluğumuzun zaferlerini yarıda keser
Hizmet isteyen bir evin can sıkıcı idaresidir
Kimilerince en büyük sanatımız ve yararımız.

7. Haklı davasından asla vazgeçmeyeceğini şu sözlerle belirtir:

“İsterseniz kitaplıklarınıza kilit vurun; lakin zihnimin özgürlüğüne vurabileceğiniz ne bir kilit var ne de sürgü, ne de kapatabileceğiniz bir kapı.”

8. Kadınların şiir dünyasında yazan yok de yazılan olmaktan öteye gidemeyişinin en önemli sebebi olarak “maddiyatı” gösteriyor Woolf.

“Entellektüel hür maddi şeylere bağlıdır. Şiir de entellektüel özgürlüğe bağlıdır. Kadınlarsa her zaman fakir olmuşlardır, sadece iki yüzyıldır değil, dünya kurulalı beri.”

9. Woolf, mutlak tatmine ve mutluluğa gelmek için zihindeki iki cinsiyetin birleşmesi gerektiğini sorgular:

“Oysa böyle bir birleşme olursa zihin eksiksiz döllenmiş olur ve tüm yetilerini kullanır. Belki de katıksız erkek olan bir us becerikli olamaz, katıksız bayan olan bir akıl de, diye düşündüm.”

10. Yazar, kadınların, erkeklere ne söylediklerinin değil; kendilerine ne söylediklerinin kayda değer olduğunu anlamalarını istiyor.

“Niçin erkekler şarap, kadınlarsa su içiyordu? Niçin cinsiyetlerden biri öylesine zengin, öbürü öylesine yoksuldu? Yoksulluğun kurmaca yazın üzerindeki etkisi neydi? Sanat yapıtlarının ortaya çıkmasında zorunlu olan koşullar nelerdi”

11. Woolf, “Kadınlar ve Sefalet” konusunda erkeklere şu soruyu sorar:

www.inceeleyen.com

“Profesörler, mektep müdürleri, sosyologlar, din adamları, romancılar, deneme yazarları, gazeteciler, bayan olmamanın açık havada hiçbir nitelikleri olmayan erkekler, benim o bir tek sorumu -kadınlar niçin yoksuldur?- elli soru haline gelene, bu elli soru da çılgınca asıl akıntıya atılıp uzaklaşana değin kovaladılar?”

12. Woolf zor kullanarak evlendirilmeye karşı çıkınca evinde dövülen kadınların, edebiyat eserlerinde baş tacı edilmesi gerçeğine şu satırlarıyla isyan ediyor:

“ …bunun sonucunda son derece acayip ve karmaşık bir mahlukat çıkıyor. Hayali planda kadın son derece önemlidir; gerçek yaşamda ise büsbütün önemsiz. Şiiri bir yeniden öbür başa kaplar; tarihte hiç görülmez. Kurmaca yazınında kralların ve fatihlerin yaşamlarına hükmeder; hakiki yaşamda ailesinin parmağına bir yüzük geçirdiği herhangi bir oğlanın kölesidir. Kurmaca yazında en esin doymuş sözler, en derin fikirler onun dudaklarından dökülür; jurnal yaşamda hemen hemen hiç okuyup yazamaz ve kocasının malıdır”

, Uyuşturucu

About The Author

Wabi

No Comments

Leave a Reply

ankara escort eskisehir escort izmir escort antalya escort gaziantep escort bursa escort ankara escort gaziantep escort bodrum escort izmit escort konya escort